Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.
GüncelMakaleler

YORUM | Erdoğan, IŞiD Yenilgisini Hazmedemedi

"Lenin'in deyişiyle ''Savaşlar devrimlere yol açar!'' Hiç de uzak değil. Vietnamlı devrimcilerin ABD'yi dize getirdiği/yenilgiye uğrattığı hala gözlerimizin önünde."

TC’nin cumhurbaşkanı R.T.Erdoğan’ın, IŞİD’in Rojava’ya yönelik saldırılarını sürdürdüğü bir süreçte ”Düştü, düşecek” dediği Kobanê, TC’nin desteklediği ve halklar üzerine gönderdiği IŞİD çetelerinin saldırısından YPG, YPJ, enternasyonal güçler ve Türkiyeli devrimcilerin destansı direnişiyle özgürleştirildi.

AKP’nin başı R.T.Erdoğan aradan geçen onca zamana rağmen bir türlü bu yenilgiyi kabullenemedi. Kobane’de, Rojava’da kurulan demokratik yapıyı boğmak için sürekli askeriyle, çeteleriyle saldırılar gerçekleştirdi. Önce “Fırat Kalkanı Harekatı”, ardından sırasıyla “Zeytin Dalı Harekatı” ve “Barış Pınarı Harekatı”nı gerçekleştirerek Afrin’i, Serekaniye’yi işgal ettiler.

19 Kasım gecesi de adına “Pençe-Kilit” adını verdikleri bir hava harekatıyla yeniden bu alanlara ve Irak Kürdistanı’na saldırı başlattılar. Rusya’nın, ABD’nin ve AB’li emperyalistlerin TC’ye verdikleri destek çok açık. Rusya ve ABD’nin hava sahasını açmaları sonucu TC’nin uçak ve SİHA’ları Rojava’yı bombaladı.

Havadan uçak ve SİHA’larla bombardıman yapılırken karadan obüs, havan, top ve tanklarla SDG ve YPG (Halk Koruma Birliklerinin) bulunduğu bölgeler vuruluyor. SDG’nin 26 Kasım bilançosuna göre Fırat’ın doğusunda Tel Temir, Zirgan, Kobanê, Gre Spi, Ayn İsa ve Derik; batısında ise Membiç, Tel Rıfat ve Afrin’e bağlı köyler bombalanıyor.

R.T.Erdoğan hem içeride Kürt düşmanlığı ve şovenizmi geliştirerek seçimlerde oy çıtasını yükseltmek ve hem de Kürt halkının kazanımlarını yok etmek, yapılan bu hava harekatına ek olarak bir kara harekatı planlamak için bakanlarıyla bir toplantı gerçekleştirdi.

Erdoğan, bakanlarını toplayarak Rojava’ya gerçekleştirdikleri hava harekatından sonra bir kara harekatının planlarını yaparken, “muhalefet” partileri ise (Altılı Masa bileşenleri) önceden “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” açıklamaları yaptıktan sonra Demokrat Parti merkezinde masa toplantılarının dokuzuncusunu için biraraya geldiler ve iktidara geldiklerinde Anayasanın 84 maddesini değiştireceklerini kamuoyuna deklere ettiler!

İktidar, AKP-MHP yönetimi Irak Kürdistanı’nı, Rojava’yı uçaklarla, SİHA’larla bombalarken ve ardından da bir kara harekatıyla bölgeyi işgal etme amaçları güderken “ana muhalefet” ve Altılı Masa bileşenleri seçim hesapları peşinde!

HDP ve birleşik devrimci güçlerin dışında bölgeye dönük saldırılara karşı sesini yükselten yok denilebilir.

“Savaşlar devrimlere yol açar!”

Rusya’nın Ukrayna savaşıyla ortaya çıkardığı zaafiyet ve TC’ye duyduğu ihtiyaç, ABD’nin de özellikle İran’daki son gelişmeler nedeniyle TC’ye duyduğu ihtiyaç nedeniyle hem ABD hem de Rusya, TC’nin Rojava’ya yönelik bir kara harekatına yeşil ışık yakabilirler. R.T.Erdoğan’ın 22 Kasım günü Artvin’de yaptığı açıklamada söylediği gibi

Rojava’ya, (Suriye’nin kuzeyine yönelik kara operasyonu için ”en kısa sürede tankımızla, askerimizle birlikte hepsinin kökünü kazıyacağız” demişti.) Irak Kürdistanı’na tanklarıyla, askeriyle girmenin yolu açılmış olacaktır.

Son günlerde TC’nin kara harekatını daha yüksek sesle dillendirmesi aslında Rusya ve Suriye’nin SDG ile pazarlık gücünü attırmış olmasından kaynaklanıyor diyebiliriz. İki ülke de SDG’nin Kobanê ve Menbiç gibi yerlerden çekilmesini, bu bölgelerin Suriye meşru yönetimine ve dolayısıyla da Suriye ordusuna teslim edilmesini ve böylece TC’nin operasyon gerekçesini ortadan kaldırmayı istiyor. Rusya ordusunun bölgedeki komutanı bu konuyla ilgili olarak SDG yetkilileriyle görüşmelerde bulundu. SDG güçlerinin 30 km güneye çekilmelerini istediler.

Rusya ve ABD, SDG ile görüşmelerinde TC devleti saldırmadan önce anlaşarak 30 km güneye çekilmelerini öneriyor. SDG, bu öneriyi reddediyor.

Gerçi henüz kara harekatı için TC devleti emperyalistlerin “olur”unu alamamış durumda.

Rojava ve Kobanê’nin işgal edilmesi TC devleti açısından ne kadar önemliyse SDG güçleri ve bölgede yaşayan halklar açısından da savunulması o denli önemlidir. Bu anlamıyla daha önce IŞİD’e karşı nasıl ki son mermiye kadar Kobanê savunulmuş ve dünyanın birçok yerinde halklar Kobanê için ayağa kalkmışsa yine aynı pratikle TC devleti Kobanê önlerinde yenilgiye uğratılabilir.

TC’nin girişme hazırlığı içinde olduğu kara harekatında başarısız olması, yenilgi alarak geri dönmesi AKP-MHP iktidarının sonu olabileceği gibi Kürdistan’da ulusal demokratik hakların kazanılmasına, Türkiye’de demokratik halk devriminin yolunun açılmasına da olanak sağlayabilir.

Lenin’in deyişiyle ”Savaşlar devrimlere yol açar!” Hiç de uzak değil. Vietnamlı devrimcilerin ABD’yi dize getirdiği/yenilgiye uğrattığı hala gözlerimizin önünde.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu