GüncelMakaleler

YORUM | Basmakalıp Düşünce ve Çalışma Tarzından Uzak Duralım!

Dogma ve subjektivizmle hareket etmek, pratiğin reddettiği küçük burjuva anti-bilimsel teorileri öne çıkarmak, MLM dünya görüşünde uzaklaşmayı getireceği gibi, burjuvaziye karşı sınıf mücadelesinde ilerleme sağlanamaz.

İnceleme, çalışma, düşünme ve bunları pratikle birleştirme tarzı da sınıfsal bir içeriğe sahiptir. Komünistler, basmakalıp düşünme ve çalışma tarzı yerine, materyalist diyalektik yöntemi esas almalıdır.

Bir olayı değerlendirirken salt görünen yanını değil onun iç bağlantılarını ekonomik ve siyasal nedenlerini de incelemek ve araştırmak durumundayız. Pozitivistler olgunun görünen yanıyla ilgilenir ve o görüntünün arka yanını yani iç çelişmelerini incelemeyi gerekli görmezler. Bu nedenle de metafizik inceleme tarzıyla aralarında yakın bir benzerlik vardır.

Marx, kapitalist toplumu incelemesine, en basit gibi görünen metanın incelemesinden başladı. Meta görünüşüyle alınıp satılan bir eşya olmaktan öte bütün kapitalist toplumun iç çelişmelerini de içeriyordu. Meta, kapitalist toplumun en küçük parçacığıydı. Önemli olanda o iç çelişmelerini incelemek ve çelişmelerin neden kaynaklandığını ve birbiriyle ilişkilerini analiz edip ve sentezini yani çözümünü de ortaya çıkarmaktır. Marx, meta incelemesinden hareketle kapitalist toplumun analizini ve çözümünü ortaya çıkardı. Onun olguya yaklaşımı metafizik değil diyalektik materyalisti. Sondan başa değil, baştan sona doğru inceleme diyalektik yöntemini esas aldı.

Sınıf bilinçli işçilerinde sorunlara yaklaşımı, kaba materyalist, mekanik değil, nesnel olguların diyalektik materyalist yöntemle incelenmesi ve sentezlenmesi gerekir. Basmakalıp düşünme yöntemleri, eskiden beri bilinen düşünce kalıpları ile değil her şeyin değiştiği ve hareket halinde olduğu nesnel gerçeklikten hareket edilmelidir.

Bir şeyin dünkü haliyle bu günkü hali aynı değildir. “Aynı nehirde iki defa yüzülemeyeceği” örneğinde olduğu gibi dünkü şey ile bugünkü şey arasında yüzeysel bir bakışla benzerlikler olsa da onların iç yapılarındaki çelişmelerde değişimler söz konusu olmuştur. Bu materyalist diyalektik yöntem, inceleme ve yazma eyleminde olduğu gibi bütün olguların incelenmesi içinde geçerlidir.

Bütün fabrikalarda işçilerin çelişmeleri ortak olmasına karşın, bu, bütün fabrikalardaki işçilerin öne çıkan sorunları ve çelişmeleri aynıdır anlamına gelmez. Bütün fabriklarda işçiler sömürülür. Temel sorun bu. Ancak, her fabrikada farklı farklı çelişmeler vardır. Birinde ücret azlığı, birinde sendikalı olmak için örgütlenme, işten atılma ve bir başkasında mobbing vb. sorunlar daha bir öne çıkar. Bugün, irili ufaklı onlarca işyerinde işçilerin farklı taleplerle direniş ve eylemler yaptığına tanık oluyoruz. Sınıf bilinçli işçi militanlarının görevi, bu talepleri ortaklaştırmak ve dağınık eylemleri birleştirerek güçlü bir birliktelik sağlayabilmektir.

Lenin dediği gibi “devrimci teori olmadan devrimci pratik olmaz”. Bu MLM ilke, her işçi militanının her eylemde esas alması gereken bir ilkedir. Devrimci teori, olguları materyalist diyalektik yöntemle inceleyerek elde edilir. Önce ilkeler değil, önce somut koşulların somut analizi yapılarak ilkeler bu somut olgulardan çıkarılır ve pratiği devrimcileştirmek için uygulanır. Ancak bunun tersi yani olgular önceden belirlenmiş sübjektif ilkelere uygulanırsa, teori devrimci olmayacağı gibi pratik de devrimci olmayacaktır. Böyle bir çalışma tarzı sınıf bilinçli proletaryanın çalışma ve inceleme tarzı olamaz.

Marksizm’in kurucularından Engels’in aşağıdaki belirlemesi, araştırma ve incelemelerimizde bize yol göstermelidir:

İlkeler, araştırmanın çıkış noktası değil, sonucudur; doğaya ve insanların tarihine uygulanmazlar, bunlardan soyutlanırlar; doğa ve insan dünyası ilkelere uymaz, ilkler ancak doğa ve insan tarihine uydukları ölçüde doğrudur. Sorunun tek materyalist anlayışı budur.”

Genelde şöyle bir eğilim var; Önce pratik, sonra teori. Aslında bu yaklaşım, sözde pratiği öne alıyor gibi gözükse de devrimci bir teorinin yol göstermediği pratik devrimci bir pratik olamaz. Teori ve pratiğin birliği esas alınmalıdır. Teori, pratikten çıkmalı ve pratiğe yol göstermelidir. Her sınıf bilinçli işçi de sınıf mücadelesini daha ileriye götürebilmek için teori ve pratiğin birliğini kendi içinde sağlamalıdır. Ne pratikten ne de teoriden kopmalıdır. Pratiğe ayırdığı zaman kadar teorik çalışmaya da zaman ayırmalıdır.

Yüzeysel bilgilerle devrimci faaliyet yürütülemez

Kendine özgü bir sınıf tavrına ve düşünce yapısına sahip olmayan küçük burjuvazi, hem burjuvaziden hem de proletaryadan etkilenir. Devrimci kabarmanın yüksek olduğu dönemlerde proletaryadan daha fazla etkilenirken, işçi sınıfı hareketinin geriye çekildiği dönemlerde ise burjuvaziden daha fazla etkilenir. Küçük burjuvazinin bu yalpalayan sınıf tavrı, devrimci saflara da yansır ve bazen etkisi altına dahi alabilir. Sağlam bir çizgiye sahip olmayan, teori ve pratiği birleştirmeyen, diyalektik yöntemi esas almayan, kendine komünist diyen birçok partinin kolayca güçlü küçük burjuva siyasal hareketlerin etkilendiklerine tanık oluyoruz.

Küçük burjuva inceleme ve çalışma tarzından uzak durabilmek ve onları saflarımızdan atabilmek için, her hareketimizde materyalist diyalektik yöntemi esas almalıyız. Yani somut koşulların somut analizi temel inceleme ilkemiz olmalıdır. Sınıf bilinçli işçi için tabu ve dogmalar kabul edilemez. Çünkü bu tür yaklaşım ve düşünce tarzları küçük burjuva sınıfına özgü idealist yaklaşımlardır.

Mao, “Marksizm-Leninizmin evrensel gerçeği Çin Devriminin somut paratiğiyle kaynaşır kaynaşmaz, Çin devrimine yep yeni bir görünüm kazandırdı” der, bir kadro toplantısı için hazırladığı, “İnceleme Trazımızı Yeniden Düzenleyelim” adlı raporunda.

Marksizm-Leninizm ve Maoizm’i bir dogma olarak ele alanlar, işçi sınıfının öncüsü olamayacakları gibi sınıf mücadelesinde bir adım dahi ilerleyemezler, devamlı gerileme ve çürüme içinde olurlar. En devrimci sınıf olan işçi sınıfıyla bağ kuramayacakları gibi sınıftan bütünüyle koparak marjinal siyasal bir grup olmaktan öteye gidemezler. Bu, işçi sınıfının öncüsü olmak isteyen bir siyasal partinin hareket tarzı ve de amacı olamaz. Bu nedenle sosyalizm bir bilim olarak ele alnmalı, her inceleme ve çalışma tarzını da bir bilim inceliği ve titizliğiyle yürütülmelidir. Beylik sözlerle ve içi boş laflarla burjuvaziye “lanet” okumalar, küçük burjuva acizliğinin idealist dışa vurumudur.

Yüzeysel bilgilerle ne bir devrimci faaliyet yürütülebilir ne de kitleleri devrimci tarzda aydınlatacak ve onu kendi öncüsü etrafında birleştirecek teorik incelemeler ele alınabilir. Toplumsal-ekonomik gelişmeler ve her yeni siyasal gelişmeler, doğru bir şekilde ele alınıp doğru sonuçlar çıkarılmalıdır. Ancak, böyle hareket edilebildiğinde canlı bir siyasal ortam yaratılabilir ve burjuva yalan propagandaların önüne geçilebilir ya da bu yalan propagandaların kitleler üzerindeki etkileri azaltılabilir.

Kitlelerle kaynaşmış, sağlam ve işçi sınıfının çelik disiplinli bir partisi, ancak, teori ile pratiği birleştirdiği ölçüde başarılabilir. Dogma ve subjektivizmle hareket etmek, pratiğin reddettiği küçük burjuva anti-bilimsel teorileri öne çıkarmak, MLM dünya görüşünde uzaklaşmayı getireceği gibi, burjuvaziye karşı sınıf mücadelesinde ilerleme sağlanamaz.

Kaynaklar:

1- Marksizmin Genel Karakteristiği, s. 13-100 arası, Lenin, Seçme Eserle, c. 11, İnter Yayınları

2- İnceleme Tarzımızı Yeniden Düzenleyelim, Partinin Çalışma Tarzını Düzeltelim, Basmakalıp Parti Yazılarına Karşı Çıkalım, Mao Zedung, Seçme Eserler III, Kaynak Yayınları

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu