EmekGüncel

HDK: 8 Mart ve Newroz bilinciyle 1 Mayıs’a akıyoruz

1 Mayıs deklarasyonunu açıklayan HDK, "Şimdi vakit, 8 Mart’tan devraldığımız Kadın özgürlük iradesini ve Newroz’dan yüklendiğimiz Kürt halkının özgürlük ısrarını 1 Mayıs’ta emekçilerin, işçilerin sınıf mücadelesiyle buluşturma vaktidir” diyerek çağrıda bulundu.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Yürütme Kurulu, 1 Mayıs deklarasyonu yayınladı. “8 Mart ve Newroz bilinciyle 1 Mayıs’a akıyoruz” başlığıyla yayınlanan deklarasyonda, Türkiye’nin demokratik bir ülke mücadelesine her zamankinden daha fazla ihtiyacının olduğu belirtildi. Deklarasyonda, 8 Mart ve Newroz meydanlarında faşizme karşı toplumsal bir iradenin güçlü bir şekilde açığa çıktığı belirtilerek, milyonların, her iki egemenlikçi güç dışında başka bir yolun mümkün olduğu ve demokratik bir Türkiye’nin mümkün olduğu mesajını verdiğinin altı çizildi.

HDK’nin deklarasyonu şu sözlerle başladı:

“Bizler emekçileriz, bizler halklarız, bizler yaşamı üretenleriz; bizler hayatın ta kendisiyiz. Bizler her türden sömürü çarkı içerisinde nefessiz ve yol’suz bırakılmaya inat; kendi toprağından nefes alan, kendi bilinciyle yol’unu bulan milyonlarız. Bizler ülkenin gerçek sahipleriyiz; kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı sistem siyasetlerinin dışında en dönüştürücü ve en büyük toplumsal demokratik gücüz… Ve bizler 8 Martlarız, Newrozlarız, 1 Mayıslarız!.. Evet, gün 1 Mayıs’a döndü… İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı; sermaye saldırılarının halkları, işsizliğin, yoksulluğun, açlığın, hastalıkların, savaşların, ekolojik yıkımın, patriyarkanın, göçün ve mülteciliğin pençesine daha fazla aldığı bir zaman diliminde karşılıyoruz.”

Açıklamanın devamında, “Küresel emperyalist çağın her anı bir zulüm anına, her mekânı bir zulüm mekânına dönüştü adeta” denilerek, Ukrayna savaşının ortaya çıkarttığı kapitalizmin hegemonya mücadelesi vurgulandı.  “Bu hegemonya savaşlarında bizlere dayatılan, daha fazla ölüm ve yıkım, daha fazla yerinden göç, daha fazla geleceksizlik, daha fazla açlıktır” denilen açıklamada şunlar söylendi:

“Özcesi diyoruz ki; geçinemiyoruz”

“Bölgesel ve küresel savaş ikliminden bile kendi bekası için yararlanmaya çalışan bir Saray rejimiyle karşı karşıyayız. Sermaye sınıfının biricik temsilcisi haline gelmiş AKP-MHP iktidarı, barınamayan, ısınamayan, geçinemeyen milyonlar gerçekliğinin baş sorumlusudur. Temel bir insani hak olan barınma hakkı için ödediğimiz kiralar, her geçen gün katlanılmaz bir şekilde artıyor. Çocuk işçiliği her geçen gün yaygınlaşıyor. Sermaye yanlısı ve kâr odaklı sağlık politikaları nedeniyle ne sağlık çalışanlarının yüzü gülüyor, ne de bizlerin. Ömrümüz yollarda, balık istifi gibi doldurulduğumuz araçlarda 4253 lira olarak belirlenmiş asgari ücretli işlerimize ulaşabilmek için ödediğimiz ulaşım ücretlerini denkleştirmekle geçiyor. Özcesi diyoruz ki; geçinemiyoruz.”

HDK, sermayenin tüm bu saldırılarına karşı işçi sınıfının direnişlerinin de sürdüğünü vurguladı. “Yemeksepeti çalışanları, kuryeler, inşaat işçileri, çorap işçileri, katı atık toplayıcıları, Migros ve Farplas işçileri ve daha niceleri direniyor” diyen HDK, açıklamasının sonunda şunları söyledi:

“Bu birleşik ruhu ve toplumsal ittifakı 1 Mayıs alanlarında zirveleştirelim”

“Diktatörlük heveslilerine karşı tüm ezilenlerin bir araya gelmesine; barış ve özgürlük ilkesi üzerinden yükselen eşit, adil ve demokratik bir ülke mücadelesine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. 8 Mart ve Newroz meydanları, faşizme karşı toplumsal iradenin, yeni bir ulus devletçi restorasyonculuğa karşı da toplumsal bilincin zirvesi oldu. Milyonlar, her iki egemenlikçi güç dışında başka bir yol’un ve demokratik bir Türkiye’nin mümkün olduğunu gösterdi. Şimdi sıra, 8 Mart ve Newroz bilincini, umudunu ve iradesini, 1 Mayıs alanlarında daha yüksek bir toplumsal ifadeye kavuşturmakta. Şimdi vakit, 8 Mart’tan devraldığımız Kadın özgürlük iradesini ve Newroz’dan yüklendiğimiz Kürt Halkının özgürlük ısrarını 1 Mayıs’ta emekçilerin, işçilerin sınıf mücadelesiyle buluşturma vaktidir. Haydi gelin, egemenlerin ve faşizmin korkulu rüyası olan bu birleşik ruhu ve toplumsal ittifakı 1 Mayıs alanlarında zirveleştirelim; barış, demokrasi ve özgürlük türkülerimizi hep birlikte söyleyelim ve faşizmi yeneceğiz, biz kazanacağız! diyelim.”

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu